İş Hayatına Ait Tecrübeler-1

Yedi yıl kadardır çalışıyorum iş hayatında. Bu süre zarfında edindiğim tecrübeleri burada paylaşmak istiyorum.

Bir yerlerde çalışıp da hedefi başarıya ulaşmak olmayan birileri var mıdır? Ve bu kişilerin oranı nedir bilmiyorum. Ama bana göre, insan hayatta mutlaka başarı ile güdülenmeli, çalıştığı işte yükselmek, işini geliştirmek gibi ideallerle yaşamalı. Bu kapsamda ilk çalışmaya başladığım andan itibaren kendi hayat yolculuğumda başarıya giden yolda karşılaştığım tecrübeleri madde madde saymak istiyorum. Tabii bu yolculuk asla bitmeyecek ve eminim sürekli yeni tecrübeler, yeni hatalar, yeni öğrenimler hep eklenecek bu listeye ve ben de onları paylaşmaya devam edeceğim.

 İş hayatımda edindiğim en önemli tecrübeler arasında etkili bir not tutma alışkanlığının olması var. Ben okul hayatım da dahil olmak üzere pek not tutmayı seven biri olmadım. Hiç bir zaman düzenli ve sürekli defterlerim olmamıştır. Bu durum beni başarısız yapmadı belki ama eminim bu alışkanlığım olsaydı, çok daha başarılı, çok daha sistemli biri olarak hayata atılabilirdim. Zaten sonra ne oldu? Hayat bu eksikliği bana ,burnumu sürte sürte kazandırdı. Şimdi yine istediğim boyutlarda değilim belki ama yine de geliştirmek için oldukça azimliyim. Özellikle öğrencilere tavsiyem her zaman bu konunun üzerine gitsinler ve şimdiden bu konuda alışkanlık kazansınlar.

Bir diğer tecrübe, planlı ve düzenli olmanın önemine dair. Bu konu da iş hayatında başarıya giden yolda çok önemli bir silah. Ben bu konuda da kendimden çok şikayet etmişimdir. Emin olun beraber çalıştığım ve yaşadığım insanlar da ettiler. Özellikle bir ekip bünyesinde çalışıyorsanız bu daha da kritik bir hal alıyor. Çünkü sizin düzensizliğiniz ya da plansızlığınız ekibin başarısını etkiliyebiliyor. Bu yüzden masa düzeniniz, evinizdeki düzen, arabınızdaki, bilgisayarınızdaki, sürekli taşıdığınız çantanızdaki, beyninizdeki düzen hepsi kritik seviyede önemli. Ayrıca proaktif olmanın kurallarından biri olan planlı olmak da diğer önemli boyut. Örneğin bir müşteriye gidecekseniz, öncelikle bu müşterinin bir dosyası olmalı (düzenlisiniz ya!), bu dosya içerisinde, geçmiş tüm eylemler zaman sırasına göre tutulmalı ve raporlanmalı (iyi bir not tutma ve raporlama sisteminiz de var). Şimdi bu müşteriye gitmeden önce ne konuşacağınızı, amacınızın ne olduğunu, nereye varmak istediğinizi, önceden mutlaka planlamalısınız. Yoksa plansız, hazırlıksız, sırf ziyaret olsun diye gidilirse müşteriye, bu ancak zaman kaybından başka bir şey olmuyor ve inanın karşınızdaki kişi sizin bu başı boşluğunuzu hissedip size kötü puan da verebiliyor. Bu yüzden her ne yapıyorsanız yapın mutlaka öncesinde çalışın ve hazırlıklı olun. Hedefler koyun ve bunları organize şekilde eyleme geçirin.

Bir diğer önemli tecrübem, bir işin mutlaka zamanında yapılması. Genelde, çevremde de gördüğüm kadarı ile, bizler her şeyi son dakikaya bırakma alışkanlığına sahip insanlarız. Son dakikada ödenen faturalar, son dakikada yapılan başvurular, son dakikada bitirilen ödevler, işler ve daha niceleri. Bu sanırım bizim insanlarımızda genetik. İşte tecrübe ettim ki! Sahip olunan bu kötü alışkanlık da insanın enerjisini, motivasyonunu ve başarısını kırıyor. İnsanı strese sokuyor ve yapılan işin kalitesini de düşürüyor. Bu yüzden yukarıdaki madde ile de alakalı olarak yapılacak işlerin bir ortama dökülerek önem sırasına göre indekslenmesi ve her bir iş için bitirilme süresinin tanımlanması kritik düzeyde önemli. Hiç bir şey tanımsız kalmamalı iş hayatında. Bir müşteriye gittiniz ve teklif göndermeniz gerekiyor ve belli bir süre de belirtilmedi. Bu durumda ne oluyor yapılması gereken bu iş tanımsız kalıyor ve sürüncemede kalma potansiyeli içerisine giriveriyor. Oysa ki bu iş o anda yani müşteri ile konuşulma anında, mutlaka takvimsel anlamda bir güne ve saate bağlanmalıydı. İşte bunun gibi tüm eylemler planlı ve programlı bir şekilde tanımlandığında artık gözden kaçan, unutulan, sürüncemede bırakılan hiç bir iş kalmamış oluyor. Altın kural, bir işi yapmanız gerekiyorsa  mümkünse hemen o anda yapın. Çantanıza yarın için gerekli olacak bir evrak mı koyacaksınız? Tam da televizyon seyrederken geldi aklınıza. İşte hemen kalkın ayağa ve o anda koyun çantanıza.

Bir diğer tecrübem ise, iş hayatında, ziyaret edeceğim tüm insanlardan, daha önceden randevu almak olmuştur. Unutmamalıyız ki herkesin yoğunlukları ve belirli bir programları var ve kimsenin zamanı değersiz değil. Bu yüzden öncesinde randevu almak, hem iletişimin kalitesini artırıyor, hem karşınızdaki insanın zamanına değer verdiğinizi gösteriyor, hem sizin düzenli ve programlı bir insan olduğunuz mesajını veriyor ve hem de verimliliğinizi artırıyor. Bu yüzden zorda kalmadıkça kimseye çat kapı yapılmamalı. Hatta belki idealde, firma içinde çalışan iş arkadaşlarınıza bile gereksiz yere çat kapı yapılmamalı. Üstelik “Geyik muhabbeti” için hiç yapılmamalı. Belki arada bunu da yapmak gerekiyordur ama bu bile belirli bir plan dahilinde olmalı.

Diğer bir tecrübe AR-GE konusu. Eminim her ne yapıyor olursak olalım hepimizin işinin teknik yanları var ve nasıl iş hayatına yeni başladığımızda bir çok şey öğrendiysek, hiç bir zaman tam anlamı ile her şeyi bilen biri olamadık ve olamayız da. Bu yüzden mutlaka bir AR-GE’ci edasıyla her zaman, bulduğumuz her boş vakitte, işimizi nasıl daha iyi yapabilirizi düşünmemiz gerekiyor. Ne zaman bir belgesel seyretsem, insanların geliştirdiği bir robot, bir makina, bir tedavi yöntemi ya da bir sistem izlesem içimi hırs kaplıyor. Artık boş boş televizyon seyretmek, boş işlerle uğraşmak istemiyorum. Çünkü biliyorum ki bizler ülke olarak diğer bir çok ülkeden daha fazla çalışmak, daha fazla gelişmek ve de geliştirmek zorundayız. Bulunduğumuz ortamı daha değerli, daha üretken kılamıyorsak bu bizim orada fazlalık olduğumuz anlamına gelir.Bu kimsenin zoruna gitmemelidir ama bizler maalesef karakter olarak üşengeç, tembel, hazıra konma eğiliminde olan insanlarız.  Tabii ki her zaman istisnalar olacaktır. Ama önce kendimden gözlemle, buna bir çok ortamda tanık oldum. Bu yüzden kişisel atalet ile mücadele ederek üzerimizden bu kirli duyguları atarak, sürekli işimizi daha iyi yapmanın, işimizde uzman olabilmenin yollarını araştırmalı, gerekli bilgileri edinmeliyiz.

, , , ,

One Response to İş Hayatına Ait Tecrübeler-1

  1. ipek aral kişioğlu February 16, 2010 at 11:27 pm #

    Çok yerinde saptamalar, devamını merakla bekliyorum.

Translate »