Deniz İlbaylı'nın Kişisel Gelişim Blog'u
Gelişimlerin paylaşıldığı yer…

Ağu3

Problemler

Arkadaşlarınla Paylaş

Sanırım yaşamımız ilk doğduğumuz andan itibaren değişik zorluk seviyelerindeki problemleri çözmemiz üzerine kurulmuş. Bebeklikten itibaren seviye seviye problemler çıkıveriyor karşımıza sürekli, bitmeden. Kimi zaman okulda çıktı karşımıza çeşit çeşit, kimi zamanda yaşamın içerisinde. Kimi zaman bir havuzun ne zaman boşalacağı bir problem oldu, kimi zaman sevdiğimizden ayrılmak. Bu yüzden bence bir insanın en önemli meziyetlerinden biri, problem çözme yeteneği veya zekası. Bir insanın bir probleme nasıl yaklaştığı ile yaşamda ne kadar mutlu olduğu doğru orantılı. Aynı şekilde çok stres içerisinde yaşıyorsanız, mutlaka bir yerlerde probleminiz var demektir, göremediğiniz veya görüpte çözemediğiniz.

Gençken üniversiteye girmek bir problem, çıkmak ayrı bir problem. Sonra doğru işi bulmak bir problem, işte başarıya ulaşmak, kariyer yapmak ayrı bir problem, doğru eşi bulmak ve mutlu bir evlilik sürdürmek de bir problem. Çocuk sahibi olmak ve onları doğru düzgün yetiştirmek? Evet bir problem. Peki sağlıklı kalabilmek, düzgün beslenmek? Yine bir problem. Ne zaman problemsiz olacak peki bu hayat diye sorarsanız, ben hiç bir zaman diye cevaplarım.

Sonuç olarak tecrübelerim ile sabitdir ki, problemlere direnemeyiz. Onlar deniz fenerleri gibi sabit duruyor hayatımızın bazı noktalarında. Onları kabul etmek , onlarla mutlu olmak zorundayız.

İnsan ilk önce feci takıyor kafaya bu problemleri. Ulan başlayacağım bu havuza, bir boşalamadı gitti!!! Diye sinirlenmedik mi hiç? İş yerinde problem olan yöneticiler, iş arkadaşları olmadı mı  eve mutsuz gelmemize sebep olan? Bazen hasta olduk, iyileşmek ise bir problem.

Sonra insan belli bir olgunluğa gelince ve dönüp bakınca hayatına. Anlıyor problemlerin önemini. Onlar olmadan biz nasıl büyür, gelişir, öğrenirdik hayatı? Nasıl mutluluğun değerini anlardık? Yaşam aslında bir problem çözme sanatı değildir de nedir? O zaman neden üzülürüz, canımızı sıkarız bu kadar!

Önemli olan madem problemler değil, onları çözmek. O zaman önce yaşamındaki problemleri tanımlayarak başlamalı insan. Doğru ya, ortada bir problem olduğunun farkında olamayan insan onu nasıl çözer? Sonra iyice tanımlamalıyız bu problemi. Problem boşalması gereken bir havuz mudur? Ne kadar sürede boşalması gerektiği midir? Tamam daha sonra elimizde neler var, onlara bakmak gerek. Bazen elimizde neler olduğu çok da açık olmaz. Bu da ayrı bir problemdir, problemin içinde. Demek ki sabırlı da olmamız gerekiyor. Acele edip çözmeye kalktığımızda, sonra geri dönmesi mümkün olamayabiliyor bazı durumlarda.

Problemin farkına vardık, tanımladık, elimizde neler var, sabırla ortaya döktük ve şimdi çözebiliriz. Ya da belki de çözemeyiz. Tüm problemler çözülemeyebilir bazen. Dedik ya belki de o an için o problemin çözülebileceği seviyede değilizdir. Bu da bir problem gibi görünür ama o problemin cevabı zamanda gizlidir. Çözüm ise sadece biraz daha beklemektir.

Çözerken problemleri bol bol soru sormak önemlidir. Sorular tetikler beyni. Akıl tarlasına atılan tohumlar gibidir onlar. Hiç ummadığınız bir anda patlar ve size çözüm meyvelerini verirler. Ben genelde “Bu konuda ne yapabilirim ?” diye mutlaka sorarım. Beni mutsuz eden bu problem konusunda neler yapabilirim? Sonra sıralarım birer birer, en kötü ihtimalleri de sıralarım. Kabul ederim hepsini. Ne yapalım bazen iyileşmek için acı acı şurupları içmedik mi hiç? Gerekirse bunu da içeceğiz. Sonra bu beni rahatlatır. Artık daha özgürce, neler yapabileceğime odaklanabilirim. İyi bir problem çözücünün en önemli özelliği pes etmemek olmalıdır. Yoksa hayat sadece bir test kitabı halini alır, çözülmemiş. Bunun bir kıymeti yoktur. O zaman ısrarla ve inatla üzerine gitmek zorundayız problemlerin. Üniversite de böyle kazanılmaz mı zaten? Problemlerin en çok üstüne giden kazanır en güzel yerleri her zaman. Bırakan ise geride kalır.

Bu yüzden mutsuz olabilirsiniz, problemleriniz olabilir, bunlar feci canınızı da sıkıyordur. Ama bilin ki benim de var, başkalarının da. Bunlar yaşamın deniz fenerleri. Kabul edin. Yaşam aslında böyle güzel. Yaşam aslında bir test kitabı, bizim aşama aşama bitirmemiz gereken. Başka ne olabilir ki? Hiç problemin olmadığı bir hayat düşünülebilir mi? O zaman mutlu olmaktan başka var mı bir seçenek?

Yeter ki doğru soruları sorup, doğru bakış açılarını yakalayabilelim. O zaman problemler çirkin gibi duran maskelerini çıkarıp, bizleri geliştiren yaşam öğretmenleri olduklarını göstereceklerdir.

Tags:

Posted by Deniz İlbaylı under Kişisel Gelişim Günlüğüm | Permalink

Mesaj Bırakın