Archive | Gezi Notlarım

İçe Yolculuk

 

Gerek iş, gerekse gezmek amaçlı bir çok ülkeye gittim. Değişik insanlar tanıdım. Beraber çalıştım. Bir çok şey öğrendim. Kilometrelerce yol yürüdüm. Fotoğraflar çektim. Merak ettiğim şeyler oldu. Not aldım. İnternetten araştırmalar yaptım. Hayaller kurdum. Hayatıma yansımalarına baktım. Meraklı bir çocuk heyecanı ile sürekli bir arayış içinde oldum. Neyi aradığımı bilmeden, aslında, bir şey aradığımın da farkında olmadan dolandım durdum yeryüzünde. Pek anda kalmayı başarabilen biri olamadım. Çünkü anda kalacak zamanım yoktu. Acelem vardı hep. Hızlı konuştum, hızlı yürüdüm, hızlı düşündüm.

Sonra garip bir şeyler olmaya başladı. Büyümeye direnen bir çocuk gibi yaşarken, farkına vardım ki hayat da anda kalamıyor. Onun da acelesi var. Benden de hızlı, bir yerlere yetişmeye çalışıyor. Sonra bir karar verdim ve yarışmayı bıraktım. İlk gördüğüm yere oturdum. Sanki doğdum doğalı ilk defa oturuyorum gibi geldi. Arkama yaslandım, ne çok sert, ne çok yumuşaktı. Sırtımın şeklini almıştı koltuk. Bana sarılmıştı sanki. Bacaklarımda muhteşem bir rahatlama hissettim. Ufak ufak kramplar, küçük birer elektrik şokları gibi bacaklarımı hayata döndürmeye çalışıyorlar gibiydi. Burnumdan geçen havayı hissettim. Ciğerlerimin genişlediğini. Oksijenin kanımda ilerleyerek hücrelere hayat getirdiğini…

Continue Reading →

İlkokula Dönüş

Bugün, tam 26 yıl sonra ilkokul arkadaşlarımla buluştum. Zamanda yolculuk gibiydi. Onca yıl geçmesine rağmen dakikalar geçip, onları gözlemledikten sonra, hepsi birer birer hafızamda canlandı. Aslında hiç birimiz değişmemişiz. Özde yine 26 yıl önceki arkadaşlarımla beraberdim sanki. Ne mutlu ki hiç sıkılmadan, saatlerce onlarla sohbet ettim. Çok keyifliydi. 26 yıl sonra ne kadar da kaliteli bir ilk öğretim sınıfına denk geldiğimin farkına vardım.

Keşke daha önce buluşsaymışız dedim içimden.  Eski günleri hatırlamak, çocukluk günlerimin 5-G sınıfına dönmek çok mutlu etti beni…

Bir Zirve Yolculuğu

Sadece bir kaç gün önce Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağının zirvesindeydim. Bu benim için basit bir şey değildi. Bu müthiş olayı olabildiğince çok bileşenlerine ayırmak, incelemek, analiz etmek istiyorum.

Doğa’da bulunmak bana hep kendimi analiz etme, güçlü ve zayıf yanlarımı ortaya çıkarma fırsatları vermiştir. İnsan aslında çoğu zaman doğayla mücadele ettiğini sanıyor ama aslında mücadele ettiği sadece kendisi oluyor. Bazen bunun farkına varılıyor bazen de varılmıyor.

Ne olursa olsun (iyi anlamda! ) bir şeylerin zirvesinde olmak gerçekten çok güçlü duygular hissettiriyor insana. Öncelikle zirve bir hedef anlamına geliyor. Büyük bir hedef! Sonra bunun için çalışmaya, hazırlanmaya başlıyorsunuz. Zihninizde ilk adımdan, son adıma kadar yaşayabileceğiniz her şeyi imgelemeye çalışıyorsunuz. Bazen biranda aklınızda bir şeyler çakıyor ve eksik bir şeyi hatırlıyorsunuz. Sonra o gün geliyor çatıyor ve ilk adımı atıyorsunuz, sırtınızda çantanız ve yüreğinizde garip bir heyecanla. Önceden zihninizde tasarladıklarınızla gerçekler ne kadar örtüşecek diye garip merak içindesiniz. Continue Reading →

GPS Maceralarım

 

Ben yol bulma konusunda ne yazık ki özürlü biriyimdir. Makina mühendisi oldum, yüksek lisans yaptım, hiç kolay olmayan görevlerde bulundum. Ama malesef çoğu zaman bir mağazaya girdiğimde bile, çıkarken hangi yönden geldiğimi şaşırabiliyorum. Bir fuarda, sanırım kendi başına tüm standları minimum zamanda gezme yarışmasında da sonuncu olurum. Çünkü bir şekilde, 20 tane yol varken, ben dönüp dolaşıp aynı 5 yoldan gezip, aynı standları 10 defa görüp çıkabiliyorum.  Fuarlar gerçekten benim için korku labirentleri haline geliyor.

Bu durum, beynimdeki hangi hücreler yüzünden kaynaklanıyor bunu araştırıp bulmak istiyorum. Belki o noktayı duvara sağlam bir şekilde denk getirebilirsem düzelirim, kimbilir? Ama yine de eğrimle doğrumla kendimi severim. Hatta bu durumlarda çok eğlenirim kendimle. Diğer yandan bana bir kroki veya harita gösterirseniz işte o zaman bir kartal gibi keskin görüşler kazanırım. O zaman bırakın hangi yönden geldiğimi, bir noktaya en kestirme nasıl gidilir hemen söylerim size. Continue Reading →

Almanya Gezisinin Bana Düşündürdükleri

Zaman zaman Uzak Doğu’ya ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerine gerek iş için gerekse gezme amaçlı ziyaretler yapıyorum. Bu zamanlarda tüm algılarımı açık tutup, gözlemler yapmak çok hoşuma gidiyor. Kültürleri, insanları, iş yapma şekillerini, alışveriş yöntemlerini, kısaca her şeyi gözlemlemeye çalışıyorum. Çok büyük dersler çıkarıyorum her defasında, ya da bizim ülkemizde daha iyi olan bir durumu görünce seviniyorum.

İş amaçlı gittiğim bu Almanya gezisinde, dünyada kendi alanında büyük başarılar elde etmiş, zirvede yer alan firmaları görme imkanım oldu. İçeride çalışan insanları, ofisleri, araç gereçleri inceledim, tüm radarlarımı açarak. Öncelikle şunu söyleyebilirim ki Almanların sahip oldukları başarılarının altında yatan en önemli unsur gerçekten de disiplin! Yerde duran gereksiz ufak bir kağıt parçasına, ya da bilgisayarın arkasında serbest duran kablo görüntüsüne bile tahammül edemiyorlar. Her şey düzenli ve her şeyin bir kuralı, yöntemi var. Müthiş bir sistem kurmuşlar ve herkes bu sistemin kurallarına uyuyor. Ayrıca kesinlikle gereksiz yere fazladan çalışmıyorlar, verimlilikleri en üst seviyede. Bu yüzden özel hayatlarına da çok güzel zaman harcıyorlar. Önceliklerini çok güzel belirliyorlar. Continue Reading →

Translate »