Tag Archives | başarı

İçe Yolculuk

 

Gerek iş, gerekse gezmek amaçlı bir çok ülkeye gittim. Değişik insanlar tanıdım. Beraber çalıştım. Bir çok şey öğrendim. Kilometrelerce yol yürüdüm. Fotoğraflar çektim. Merak ettiğim şeyler oldu. Not aldım. İnternetten araştırmalar yaptım. Hayaller kurdum. Hayatıma yansımalarına baktım. Meraklı bir çocuk heyecanı ile sürekli bir arayış içinde oldum. Neyi aradığımı bilmeden, aslında, bir şey aradığımın da farkında olmadan dolandım durdum yeryüzünde. Pek anda kalmayı başarabilen biri olamadım. Çünkü anda kalacak zamanım yoktu. Acelem vardı hep. Hızlı konuştum, hızlı yürüdüm, hızlı düşündüm.

Sonra garip bir şeyler olmaya başladı. Büyümeye direnen bir çocuk gibi yaşarken, farkına vardım ki hayat da anda kalamıyor. Onun da acelesi var. Benden de hızlı, bir yerlere yetişmeye çalışıyor. Sonra bir karar verdim ve yarışmayı bıraktım. İlk gördüğüm yere oturdum. Sanki doğdum doğalı ilk defa oturuyorum gibi geldi. Arkama yaslandım, ne çok sert, ne çok yumuşaktı. Sırtımın şeklini almıştı koltuk. Bana sarılmıştı sanki. Bacaklarımda muhteşem bir rahatlama hissettim. Ufak ufak kramplar, küçük birer elektrik şokları gibi bacaklarımı hayata döndürmeye çalışıyorlar gibiydi. Burnumdan geçen havayı hissettim. Ciğerlerimin genişlediğini. Oksijenin kanımda ilerleyerek hücrelere hayat getirdiğini…

Continue Reading →

Başarı İçin Konsantrasyon


Günümüzde herkesin problemi konsantrasyon. Yani yapmamız gerekene yeteri kadar odaklanamamak. Çevremdeki tüm anne ve babalar çocuklarının ödevlerini doğru düzgün yapmadığından şikayet ediyor. Çünkü dikkatlerini dağıtan internet, televizyon, oyuncaklar gibi çok baskın uyaranlar var. Onların yaptığı teklifler daha cazip geliyor ödev yapmaktan. Peki yetişkinlerin durumu bundan farklı mı? Hangimiz yapması gerekenleri planladığı gibi yapabiliyor? Özellikle internet, televizyon, cep bilgisayarları ve diğer türev teknolojiler, sürekli “Hokus-Pokus!” der gibi dikkatimizi oradan oraya savuruyor.

İşimizi yaparken ne kadar kez ve ne kadar sürelerle ve ne için bölündüğümüzü takibe almalıyız diye düşünüyorum. Çünkü öylesine hızlı ve yoğun yaşıyoruz ki! Olan bitenin farkına bile varamıyoruz. Hayatımız bir havuz olmuş ve dipte feci delikler var. Zaman suyumuz akıp gidiyor boş yere. 10ları başarabilecekken 4lerde, 5lerde kalıyoruz verimlilikte.

Şu andan sonra, yani büyük bir ivme ile yükselen teknoloji çağında, işinde gerçekten başarılı olacakların, ancak yüksek konsantrasyona sahip, yüksek iş disiplini ve ahlakı geliştirmiş insanların olabileceğine inanıyorum. Büyük ve küçük rüzgarlarda ve hatta fırtınalarda bile yönünü değiştirmeden, güçlü ve kararlı bir şekilde durabilen, dengeyi bulabilmiş insanların.

Paradigma neden önemli?

Geçenlerde Fazıl Say ve arabesk müzik ile ilgili söyledikleri çokça tartışıldı her yerde. Buradan yola çıkarak ben de aklımdan geçenleri dışa vurmak istedim.

“Empati” kitabını okuyanlar ya da  “Push” filmini izleyenler bilirler. Bu kitapta veya filmde bazı özel güçleri olan insanlardan bahsedilir. İnsanın zihnine hükmeden, geleceği gören gibi. Sonra günümüzde bazı üst düzeyde bilinç kazanmış insanların, ülkelerin, bu tip güçleri kendi menfaatlerine kullandıklarını düşünürüm. Zamanında Rusya, Amerika gibi ülkeler bu güçleri istihbarat birimleri içerisinde kullanmışlar da. Sonra dönüp ülkemize bakıyorum. Halimiz gerçekten tam bir arabesk! Ben sadece müzik çerçevesinde kalmıyorum, her alanda bu böyle. Bunu bazı gizli güçler mi yapıyor bilemiyorum ama onlara gerek kalmadan en büyük zararı biz kendi kendimize veriyoruz zaten. Continue Reading →

Başarı

“Çok ve sık gülmek; çocukların sevgisini ve akıllı insanların saygısını kazanmak; içtenlikli eleştirilerin kıymetini anlamak ve kötü arkadaşların yoldan çıkarma girişimlerine dayanabilmek; güzeli anlamak; başkalarında en iyiyi bulmak; sağlıklı bir çocukla, güzel bir bahçe ya da saygın bir sosyal durumla biraz daha iyi bir dünya bırakabilmek; hatta bir tek kişi bile olsa, birilerinin siz yaşadığınız için daha rahat nefes aldığını bilmektir.” 

                                                                                                                                                                                            –Ralph Waldo Emerson

Almanya Gezisinin Bana Düşündürdükleri

Zaman zaman Uzak Doğu’ya ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerine gerek iş için gerekse gezme amaçlı ziyaretler yapıyorum. Bu zamanlarda tüm algılarımı açık tutup, gözlemler yapmak çok hoşuma gidiyor. Kültürleri, insanları, iş yapma şekillerini, alışveriş yöntemlerini, kısaca her şeyi gözlemlemeye çalışıyorum. Çok büyük dersler çıkarıyorum her defasında, ya da bizim ülkemizde daha iyi olan bir durumu görünce seviniyorum.

İş amaçlı gittiğim bu Almanya gezisinde, dünyada kendi alanında büyük başarılar elde etmiş, zirvede yer alan firmaları görme imkanım oldu. İçeride çalışan insanları, ofisleri, araç gereçleri inceledim, tüm radarlarımı açarak. Öncelikle şunu söyleyebilirim ki Almanların sahip oldukları başarılarının altında yatan en önemli unsur gerçekten de disiplin! Yerde duran gereksiz ufak bir kağıt parçasına, ya da bilgisayarın arkasında serbest duran kablo görüntüsüne bile tahammül edemiyorlar. Her şey düzenli ve her şeyin bir kuralı, yöntemi var. Müthiş bir sistem kurmuşlar ve herkes bu sistemin kurallarına uyuyor. Ayrıca kesinlikle gereksiz yere fazladan çalışmıyorlar, verimlilikleri en üst seviyede. Bu yüzden özel hayatlarına da çok güzel zaman harcıyorlar. Önceliklerini çok güzel belirliyorlar. Continue Reading →

Bir Profesyonel Olmak


Son zamanlarda kendime sıklıkla sorduğum sorulardan biri de profesyonel olmanın ne anlama geldiği üzerine. 6 yıllık tecrübem bana şu cevapları verdiriyor:

1- Bir profesyonel işini çok sever ve saygı duyar.
2- İşini olabilecek en iyi şekilde yapmak, onun normal bir sürecidir.Konusuna hakim ve üst seviyede bilgi sahibidir.
3- Kendi prensipleri ve kuralları vardır. Bu kurallar yıllar süren tecrübelerden doğmuştur.
4- Asla kibirli olmaz. Çünkü bilir ki mükemmel olmak imkansızdır. Ama çok mütevazi de değildir.
5- Sürekli bir gelişim ve öğrenme içindedir. Bilgiye açtır. Çok meraklıdır. Sürekli işi nasıl daha iyi yapacağını sorgular. Kitaplar okur, araştırmalar yapar.
6- Belli bir otoriteye ve yaptırım gücüne sahiptir.
7- Çok disiplinlidir.
8- Meydan okumayı sever. Mücadelecidir. Karşısına yeni bir konu geldiğinde bile, o ana kadar sahip olduğu tecrübe sayesinde, çözüme giden yolu bulur ve bu yol çok büyük bir olasılıkla doğrudur.
9- Serbest zamanlarını da akıllıca geçirir. Gelişim yönünde tercihler yapar.
10- Zamanı iyi kullanır ve yönetir. Continue Reading →

İş Hayatına Ait Tecrübeler-1

Yedi yıl kadardır çalışıyorum iş hayatında. Bu süre zarfında edindiğim tecrübeleri burada paylaşmak istiyorum.

Bir yerlerde çalışıp da hedefi başarıya ulaşmak olmayan birileri var mıdır? Ve bu kişilerin oranı nedir bilmiyorum. Ama bana göre, insan hayatta mutlaka başarı ile güdülenmeli, çalıştığı işte yükselmek, işini geliştirmek gibi ideallerle yaşamalı. Bu kapsamda ilk çalışmaya başladığım andan itibaren kendi hayat yolculuğumda başarıya giden yolda karşılaştığım tecrübeleri madde madde saymak istiyorum. Tabii bu yolculuk asla bitmeyecek ve eminim sürekli yeni tecrübeler, yeni hatalar, yeni öğrenimler hep eklenecek bu listeye ve ben de onları paylaşmaya devam edeceğim.
Continue Reading →

Hayata Kuşanmak

Ben okul hayatım boyunca hep söz dinleyen biri oldum ve bu özelliğimden hep kazançlı çıktım. Büyüklerimin tecrübelerini dinlemeyi, ya da insanların  başarı hikayelerini okumayı çok severdim ve halen de seviyorum.

Şimdi gençleri gözlemlediğimde, yeni mezunlarla konuştuğumda, istisnalarla beraber, çoğunun hayata hazırlıklı ve donanımlı olarak çıkmadığını görüyorum. Peki hayata hazırlanmak, hayat için kuşanmak ne anlama geliyor, bu konuda sesli düşünmek istiyorum.

Ben küçük bir çocukken tüm makinalar, robotlar, elektronik aletler çok ilgimi çekerdi. Sürekli evde bir şeyler bozulsun isterdim ki onlarla doyasıya oynayabileyim. Hiç oyuncaklara ilgi duymazdım. Benim oyuncaklarım bozulan ev aletleri olurdu. Hatta geçmişi düşündüğümde halen hayatta olabildiğime şükrediyorum. Bozuk bir alet elektrik prizine takılıp orası burası ellenir de nasıl insan çarpılmaktan kurtulabilir şaşırıyorum düşününce.

Continue Reading →

Salak Yerine Konmaktan Korkmazsan Başarırsın

 

Jan Nahum-Ayşe Arman

Müthiş… Nefes kesici… İnanılmaz etkileyici… Öyle yani. Büyüleniyorsun. Zekasından, alçakgönüllülüğünden, birikiminden, bilgisinden en en en çok da enerjisinden.

O nasıl bir enerjidir Allah’ım! O konuşuyor, sen öylece bakakalıyorsun. Ağzını zor kapatıyorsun. Yemin ederim. Bir süre kendine gelemiyorsun. Onu takip edebilmek için bile, ekstradan enerjiye ihtiyacın olduğunu hissediyorsun. İnsan heyecanlanıyor. Çok. Çünkü onun rüzgarı, havası sana geçiyor. Röportajdan sonra, “Yaparım” deyip askıya aldığım bütün planlarımı, projelerimi beynimin raflarından indirdim. Çünkü gaza geldim. Öyle biri. Şimdi söyleyeceğim size tuhaf gelecek ama o insanda, resmen çalışma ve başarma isteği uyandırıyor. Bir de kendine güven aşılıyor. Ondan bir sürü şey öğreniyorsun. Çünkü çok acayip ilgi alanları var. Eski medeniyetler, Aztekler, Sümer tabletleri, astronomi, http://preview.hurriyet.com.tr/preview/image.aspx?picid=1933515arkeoloji, gemi maketleri, eski iskeleler ve tabii otomobiller… Otomotiv sektörünün duayeni Jan Nahum’dan söz ediyorum. Meslek hayatı başarılarla dolu. Bir Doblo başarısı var ki mesela, Türkiye çapında. Ondan sonra gelen atılımsa çok daha büyük: Fiat başkanı oldu. Resmen milli bir heyecan yarattı. Dünya üzerinde böyle bir başarıya imza atan Türk sayısı çok fazla değil ne yazık ki. Ama konuşunca anlıyorsun ki, boşuna değil, boru değil. Kimseyi haybeye böyle pozisyonlara getirmiyorlar. Ve işte şimdi Jan Nahum, Petrol Ofisi’nin tepesinde. Yeni bir rüzgar estiriyor Türkiye’de: Petrol Ofisi ve Formula 1’i yan yana getiriyor. Dünyanın en prestijli yarışlarından biri Formula 1, on yedi seçilmiş ülkede yapılıyor sadece. Petrol Ofisi de, Türkiye ayağının sponsoru. Kendisi de Formula 4’te yarışmış biri olarak, GP 2’de yarışacak bir takım kurdu. Derya gibi adam. Eee artık, eliniz mahkûm birkaç gün okuyacaksınız…
Continue Reading →

Translate »