Tag Archives | motivasyon

İş Hayatına Ait Tecrübeler-1

Yedi yıl kadardır çalışıyorum iş hayatında. Bu süre zarfında edindiğim tecrübeleri burada paylaşmak istiyorum.

Bir yerlerde çalışıp da hedefi başarıya ulaşmak olmayan birileri var mıdır? Ve bu kişilerin oranı nedir bilmiyorum. Ama bana göre, insan hayatta mutlaka başarı ile güdülenmeli, çalıştığı işte yükselmek, işini geliştirmek gibi ideallerle yaşamalı. Bu kapsamda ilk çalışmaya başladığım andan itibaren kendi hayat yolculuğumda başarıya giden yolda karşılaştığım tecrübeleri madde madde saymak istiyorum. Tabii bu yolculuk asla bitmeyecek ve eminim sürekli yeni tecrübeler, yeni hatalar, yeni öğrenimler hep eklenecek bu listeye ve ben de onları paylaşmaya devam edeceğim.
Continue Reading →

Ölümden gelen motivasyon

Başlık tuhaf gelebilir. Ama kimsenin içini karartmaya niyetim yok. Sadece farkındalık alıştırmalarımda zaman zaman kendimi hayata karşı motive etmek için ölümümü düşünüyorum, imgeliyorum. Bu duygunun gücünü yıllar önce bir arkadaşımın babasının cenazesinde farkettim. Bu benim ilk katıldığım cenaze idi ve gözlerimin önünde daha önce tanıdığım sohbet ettiğim birini toprağın altına gömüyorlardı. O andaki duygularımı halen hatırlarım. Bir ağacın arkasına geçip ağlamıştım. Çünkü kendimi düşünmüştüm, ölmüşüm ve insanlar değişik değişik duygular ile gelip beni toprağa bırakıyorlardı ve ben artık bu dünyada yoktum. O zaman tüm hayatımı yeniden sorguladım. Bir nevi “Yeniden mühendislik” (Re-Engineering) yapmıştım. Hayatıma girmesine izin verdiğim saçmalıkları, zamanımı nelerle geçirdiğimi, insanları kırıp kırmadığımı, neleri başarıp neleri başaramadığımı… Her şey bir film şeridi gibi gözümün önünden geçmişti. Continue Reading →

İşinize Yabancı mısınız?

Ara ara düşünüyorum. İşlerimi, hayatımı, sorunlarımı, başarılarımı, hatalarımı, kısaca her şeyi. Bu düşüncelerin sonucunda çok açık olarak görüyorum ki, insan mutlaka bir şeyler üretmeli. Yaptığı işi çok iyi yapmalı, geliştirmeli, işinde çok iyi bir uzman olmalı.

Vasat olmak duygusundan hep nefret etmişimdir. Bazen şartlar gereği insan bazı konularda vasat olabiliyor ama önemli olan pes etmemek! Sonuna kadar mücadele etmek ve o vasatlıktan sıyrılabilmek!

Farklı işlerde çalışıyor, okuyor, zamanımızı geçiriyoruz. Son zamanlarda, “İşe yabancı olmak” tabiri aklıma gelip bana üzerinde düşünmem için rica ediyor sanki. Bu yüzden ben de burada sesli düşünmek istiyorum. Continue Reading →

Müzikoterapi

Müzik dinlemeyi sevmeyen biri var mıdır bilmiyorum. Ben çok büyük bir tutku ile bağlıyım müziğe. Benim için bir kötü gün dostudur, beni motive eden, güç veren, büyük öğretiler kazandıran bir yaşam koçudur. Canım sıkıldığında, moralim bozulduğunda ilk başvuru noktamdır ve çok sevindiğimde, mutlu olduğumda da hemen yanına koştuğum bir dostumdur müzik. Ruhumun şifa kaynağı, gelişimimin en önemli araçlarından biridir. Spor yaparken de bana, “Daha fazla koş! Acı yok!” diye bağıran bir koçtur.

Geçenlerde aklıma müzikle ilgili bir terim geliverdi “Müzikoterapi” diye. Sanki büyük bir buluş gibi heyecanla internete yöneldim böyle bir kelime var mı diye ve bir baktım meğer ben yeni bir şey bulmamışım, meğer böyle bir bilim dalı oluşmuş. Hoşuma gitti. Bir süre okudum yazıları. Müziğin bir şifa verme yöntemi gibi kullanıldığı alanları inceledim.

Ne zaman kendimi sorgulasam, bir soruya cevap arasam, huzura ihtiyacım olduğunda, dinlenmek istediğimde, odamda kendi kendime dans etmek istediğimde kullanırım bu sihirli gücü. Herkeste müzik bu kadar etkili çalışıyor mu bunu da bilmiyorum ama emin olduğum bir şey var, insan farkında olsa da olmasa da müziğin çok etkili bir gücü var ve bu güç de bana göre doğru kullanıldığında insana müthiş bir gelişim fırsatı sunuyor. İnsanların kendini jiletlediği, transa geçip birbirlerine, ya da bir canlıya zarar verdiği anlarda görüyoruz bu gücün etkisini. Bir uyuşturucu gibi de etkileyebiliyor insanı. O yüzden her şeyde olduğu gibi bu konuda da farkındalık içinde olmak çok ama çok önemli. Sonuçta bir güç ancak kontrollü olduğunda sağlıklıdır, yararlıdır. Bu ne olursa olsun, asla zarar verici bir unsura dönüşmemelidir.

İşte böyle bir şey müzik benim için. Her türlüsünü severek dinlerim, yeter ki beni depresif moda sokmasın, içimi karartmasın. Bu bana göre değil. İşte bu kapsamda çok uzun yıllar dinlediğim gruplardan biri Enigma’dır. Aşağıda onların müthiş bir şarkısı olan “Mea Culpa”nın linkini ekliyorum. Bir an için gözlerinizi kapatıp tüm sıkıntılarınızı unutup, içinizdeki güce ulaşabilin diye. Bırakın müziğe kendinizi ve ruhunuz şifa bulsun.

Bu arada benim için önemli olan bir detayı da belirtmeden edemeyeceğim. Başkaları ne düşünürse düşünsün, benim için asla müziğin dini, ideolojisi veya sınıflayıcı başka bir unsuru olamaz. En azından benim müziği algılayışım bu yöndedir.

Translate »