Tag Archives | yaşam coşkusu

40 Olmak

Sonunda 40 oldum…
İnsan her zaman 40 olmuyor ki!
Bunun heyecanı var üzerimde…

Sanki insan yaşta yukarı çıkarken, yükte hafifliyor, rahatlıyor!
Sorunlar, sorumluluklar mı azalıyor? Hayır! Aksine artıyor…

Sanırım yaşama bakış, yukarı çıkarken farklılaşıyor.
Bu güne kadar beynine yüklediklerin giriyor devreye, hafifletiyor seni…
Destek oluyor, güç veriyor, güçlü yanın oluveriyorlar!
Trinity’nin Neo’ya verdiği destek gibi…
Continue Reading →

Müzikoterapi

Müzik dinlemeyi sevmeyen biri var mıdır bilmiyorum. Ben çok büyük bir tutku ile bağlıyım müziğe. Benim için bir kötü gün dostudur, beni motive eden, güç veren, büyük öğretiler kazandıran bir yaşam koçudur. Canım sıkıldığında, moralim bozulduğunda ilk başvuru noktamdır ve çok sevindiğimde, mutlu olduğumda da hemen yanına koştuğum bir dostumdur müzik. Ruhumun şifa kaynağı, gelişimimin en önemli araçlarından biridir. Spor yaparken de bana, “Daha fazla koş! Acı yok!” diye bağıran bir koçtur.

Geçenlerde aklıma müzikle ilgili bir terim geliverdi “Müzikoterapi” diye. Sanki büyük bir buluş gibi heyecanla internete yöneldim böyle bir kelime var mı diye ve bir baktım meğer ben yeni bir şey bulmamışım, meğer böyle bir bilim dalı oluşmuş. Hoşuma gitti. Bir süre okudum yazıları. Müziğin bir şifa verme yöntemi gibi kullanıldığı alanları inceledim.

Ne zaman kendimi sorgulasam, bir soruya cevap arasam, huzura ihtiyacım olduğunda, dinlenmek istediğimde, odamda kendi kendime dans etmek istediğimde kullanırım bu sihirli gücü. Herkeste müzik bu kadar etkili çalışıyor mu bunu da bilmiyorum ama emin olduğum bir şey var, insan farkında olsa da olmasa da müziğin çok etkili bir gücü var ve bu güç de bana göre doğru kullanıldığında insana müthiş bir gelişim fırsatı sunuyor. İnsanların kendini jiletlediği, transa geçip birbirlerine, ya da bir canlıya zarar verdiği anlarda görüyoruz bu gücün etkisini. Bir uyuşturucu gibi de etkileyebiliyor insanı. O yüzden her şeyde olduğu gibi bu konuda da farkındalık içinde olmak çok ama çok önemli. Sonuçta bir güç ancak kontrollü olduğunda sağlıklıdır, yararlıdır. Bu ne olursa olsun, asla zarar verici bir unsura dönüşmemelidir.

İşte böyle bir şey müzik benim için. Her türlüsünü severek dinlerim, yeter ki beni depresif moda sokmasın, içimi karartmasın. Bu bana göre değil. İşte bu kapsamda çok uzun yıllar dinlediğim gruplardan biri Enigma’dır. Aşağıda onların müthiş bir şarkısı olan “Mea Culpa”nın linkini ekliyorum. Bir an için gözlerinizi kapatıp tüm sıkıntılarınızı unutup, içinizdeki güce ulaşabilin diye. Bırakın müziğe kendinizi ve ruhunuz şifa bulsun.

Bu arada benim için önemli olan bir detayı da belirtmeden edemeyeceğim. Başkaları ne düşünürse düşünsün, benim için asla müziğin dini, ideolojisi veya sınıflayıcı başka bir unsuru olamaz. En azından benim müziği algılayışım bu yöndedir.

Hayata Kuşanmak

Ben okul hayatım boyunca hep söz dinleyen biri oldum ve bu özelliğimden hep kazançlı çıktım. Büyüklerimin tecrübelerini dinlemeyi, ya da insanların  başarı hikayelerini okumayı çok severdim ve halen de seviyorum.

Şimdi gençleri gözlemlediğimde, yeni mezunlarla konuştuğumda, istisnalarla beraber, çoğunun hayata hazırlıklı ve donanımlı olarak çıkmadığını görüyorum. Peki hayata hazırlanmak, hayat için kuşanmak ne anlama geliyor, bu konuda sesli düşünmek istiyorum.

Ben küçük bir çocukken tüm makinalar, robotlar, elektronik aletler çok ilgimi çekerdi. Sürekli evde bir şeyler bozulsun isterdim ki onlarla doyasıya oynayabileyim. Hiç oyuncaklara ilgi duymazdım. Benim oyuncaklarım bozulan ev aletleri olurdu. Hatta geçmişi düşündüğümde halen hayatta olabildiğime şükrediyorum. Bozuk bir alet elektrik prizine takılıp orası burası ellenir de nasıl insan çarpılmaktan kurtulabilir şaşırıyorum düşününce.

Continue Reading →

Translate »